sen gittin...
yüreğimin ortasına bırakarak
hasret kokulu fesleğenleri
damarıma sıkıp hayalini
avuçlarımın içinden akup gittin...
belli ki yadırgamıştın yerini....
aşk sana göre değildi...
yada bende ki aşk değildi...
topladın hatıralarını
resimleri aldın albümlerden....
bir kaç dize bıraktın
ardın sıra gelen....
sen giittin
başka bir yüreğe
göç ettin başak bir tene
ve yakaldı yanlızlık
iki kolumdan beni..
soracaklar biliyorum
seni ve senin olan herşeyi
hatırlatacaklar gidişini
ve terk edilmişliğimi...
sen gittin
yani bırakıp beni
ulu orta sevda çölünde
göz yaşlarımı hiçe sayıp
kaybolup gittin.....
sen gittin
aslında sen hiç gelmemiştin....
emanteçi gibi bırakmıştın sevdanı
kılıçlar kuşanabilirdi....
suskundu....
suçsuzdu....
sen gittin
gitmesende olurdu hani
toplasan beni
bir aşk sancısı olurdum yüreğinde
birde atom bombası atılmış nagazaki....
sen gittin
gitmeliydin aslında
karamsar gecelerimden başka
ne vaad edebilirdim ki
sendeki aşka....
hayallar kurabilirdik
olmayacağını bile bile
evlenirdik usumuzda
ve sevda masalları ile büyütürdük
düşüncesel çoçuklarımızı....
sen gittin...
çünkü benden
daha iyi bir sevda vardı
gitmesen olmaz dı
arkanda bıraktıklarının önemisizdi
ayrı zamanların asi çocuklarıydık...
ve belki bundan dı bu yarılık....
gittiğin günün ertesi olmadı hiç
hep yabancı kaldı dudaklarım
başka bir kadın dudağına...
ve ellerim hep üşüdü....
sen gittin
kalsan daha kötü olurdu belki
aşk mahalimize haciz gelirdi
ben terk ederdim belki seni...
sen se terk edilmişliğinle kalırdın
kıyamazdım belki sana
gittin ya...
sen gittin
çözümüydü gitmek
bitirmek herşeyi
yada başlamasını bile beklememek
|